CLICK HERE FOR THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES

9 Aralık 2010 Perşembe

SOBAYI YAK

odam buz gibi.Çalışmıyormuş kaloriferler...
Kaloriferleri yapamayan teknik servise mi yoksa şansıma mı kızayım bilemedim. Zaten ben ısıtmadan benim olduğum oda ısındığını görmedim hiç. İlla ben kalkıp yakıcam sobayı.
Soba geçiyor... kal yak Serap. Yakmazsan donarak ölürsün. Önce ellerin, dudakların, burnun donar.Sonra taş üreten böbreğin,hasta miden ve en son taşlaşmış gibi görünen kalbin donar. Eksilere alışkın beynin soğuktan ölmediğinden gözlerin tüm bu açıyı görecek haberin olsun!Diğerleri için hava hoş serap. Bu soğuktan senin gibi donacak birini bekliyorsan çok beklersin kızım. Diğerlerinin derileriyle seninki farklı safım hala anlamadın mı? Onları sıcak,soğuk iyilik, kötülük ırgalamaz.
Peki ırgalamasın o zaman bana uyar....
'Kalk yak sobayı serap.Kendin için yak insanlık için yak' diyen annemi dinlemiyorum oldu mu? Soba yerine köprüleri yaktım ben de iyi mi? 'iyilik yap denize at balık bilmese Halik bilir' diyen atalarımın sözlerini de önemsemiyorum artık. Birilerinin evini, odasını ısıtayım diye uğraşacağım zamanı ayaklarımın sığacağı yorgan bulmak için harcayacağım; ta ki kendi evimin sobası tütünceye kadar...

0 yorum: